DİNİMİZDE ÂİLE

DİNİMİZDE ÂİLE

Allah Teâlâ’ya hamd, Resulüne, al ve ashabına salat-u selam olsun.

Yaratılmışların en şereflisi insandır. Üzerinde yaşadığımız şu dünyada canlı cansız ne varsa hepsi onun için yaratılmış, onun emrine amade kılınmıştır. İnsan nesli kıyamete kadar devam edecektir. Burada önemli olan bu neslin, yüce dinimiz İslam’ın öngördüğü şekilde devamının sağlanmasıdır. Allah Teâlâ’nın Âdem ve Havva’yı (Aleyhimesselam) yaratmasıyla aile olgusu başlamış ve günümüze kadar devam etmiştir. En ilkel toplumlardan itibaren ailenin var olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Aile, insanın dünyaya gözünü açtığı anda kendisini içinde bulduğu ve iletişime geçtiği ilk toplumsal birimdir. İnsanlar yaşamlarını bu en temel birlik içinde başlatır ve sürdürürler. Aile, insanın tabii olarak içinde yaşama ihtiyacı duyduğu ve sorumlu olduğu ilk topluluktur. Kur’ân-ı Keriminde hitap; bazen devlete/toplumsal iradeye bazen aileye bazen de bireye yapılır. Mükellef, kendisiyle muhatap tutulduğu ve yetkisinde olan şahıslara dair sorumluluklar üstlenir. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah’ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır. Tahrim/6 Bu ayet-i kerimede, insanın önce kendini İslami yaşantı içerisinde koruma altına alıp velayeti ve yetkisi altında bulunan ailesi için de aynı yaşamı temin edip onları da ateşten korumakla yükümlü olduğu açıkça ifade edilmiştir.

HÜSAMETTİN VANLIOĞLU BAŞKANLIĞINDA FIKIH KURULU

Yazının tamamını Lâlegül Dergisi Nisan sayısında bulabilirsiniz. (Sayfa 40)


Yorum Ekle