GÜLDESTE : GÖZLERİ HARAMDAN SAKINMAK

GÜLDESTE : GÖZLERİ HARAMDAN SAKINMAK

İslam dini; şehevî arzuların galeyana gelmeyeceği, iffetlerin ve namusların korunacağı, halkın emniyet ve güvenle yaşayacağı temiz bir toplum kurmayı hedeflemiştir.

Ve bu konuda tüm tedbirleri almış, gereken kuralları koymuş- tur. Dolayısıyla kadın ve erkek arasında gayri meşru ilişkiye yol açabilecek, kapı aralayacak olan bütün yolları ve kapıları kapatmıştır.

Nitekim yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de: “Zinaya yaklaşmayın. Zira o bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur.” (İsra: 32) buyurmuştur. Âyeti kerime’de; “zina yapmayın” değil de, “zinaya yaklaşmayın” buyrulması câ- libi dikkat bir durumdur.

Öyle ya, bütün yasaklar ve engeller aşılıp yabancı bir erkek ve kadın, hiç kimsenin olmadığı tenha bir köşede veya bir odada baş başa kalıp halvet olursa, elbette zinâdan kaçabilmek ve bu azgın nefse söz geçirebilmek çok zordur. Hatta iş oraya geldikten sonra zina kaçınılmaz olur.

Çünkü Hz. Yusuf (Aleyhisselam) dahi böyle bir tehlikeden Mevlâ Teala’nın yardımı ve burhânıyla kurtulmuş- tur.

Nitekim Kur’an-ı kerim’de: “Andolsun ki kadın Ona meyletti. Eğer Rabbinin burhanını görmeseydi O’da kadına meyledecekti.”(Yûsuf: 24) buyrulmaktadır.

Günümüz gençleri için en büyük tehlikelerden biri de zinaya düşme tehlikesidir ki, Allah’a ortak koşmak ve haksız yere insan öldürmenin yanı sıra en büyük günahlardan biri de zinâdır. Bu kebâir günahtan kurtulmanın çaresi ise, zinaya götüren yollara hiç girmemektir.

İlk tedbir gözleri korumak İslam Dini zinâya götüren yolları haram kılmış ve ilk adım olarak gözlerimizi sakınmayı emrederek buyurmuştur ki: “Mü’min erkeklere söyle! Gözlerini (haramdan) sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. Bu onlar için daha temiz (bir davranıştır). Şüphesiz Allah onların yaptıklarından haberdardır.” (Nûr Süresi: 30) Tabi bu emir sadece erkeklere değil, kadınlar için de gelmiş ve: “Mü’min kadınlara da söyle! Gözlerini (haramdan) sakınsınlar iffet ve namuslarını korusunlar….” (Nûr Süresi: 31) buyrulmuştur. Demek ki, erkek olsun kadın olsun ilk tedbir olarak gözleri haramdan korumak lazımdır.

Çünkü umûmiyetle ahlâkî bozulmalar, günaha meyletmeler ve cinsel zaafların artması müstehcen bakışlarla başlar, yani fuhşun kapısı önce bakmakla aralanır.

Daha sonra diğer kapılar birbiri ardınca açılır, böylece gözün zinası ile başlayan süreç bedenin zinasına kadar gidebilir.

Onun için ayeti kerimede ırzların korunmasından önce “gözleri haramdan sakınmak” emredilmiştir. Yani harama bakmak, bir manada yangının ilk kıvılcımı mesabesindedir ki, nice yangınların çoğu küçük bir kıvılcımla başlar.

O kıvılcım kuru bir otun üzerine sıçradığında, koskocaman bir ormanı yakıp kül edebilecek büyük bir yangına sebebiyet verebilir. Onun için denilmiştir ki: “Gözü haramdan sakındırmaya sabretmek, Ondan sonra gelecek acıya sabretmekten daha kolaydır.” Bir kale düşünün… Gözler de, işte o kalenin sanki kapısı gibidir… Şayet düşman kaleyi ele geçirmek isterse önce kalenin kapısına dayanır değil mi? Eğer kapıyı kırıp içeri girerse, o zaman kaleyi ele geçirir, yakıp yıkar ve tarumar eder. Dolayısıyla kalenin kapısını muhafaza edemeyen, o kaleyi hiç muhafaza edemez. İşte aynı şekilde gözün harama bakması da, zinaya kapı açar. Bu kapıdan giren düşman/şeytan aleyhillâne, içerdeki iş- birlikçi nefisle birleşir ve insanın gönül kalesini mahfedip târumar eder.

Mustafa Özşimşekler

Yazının tamamını Lâlegül Dergisi Ağustos sayısında bulabilirsiniz. (Sayfa 30)


Yorum Ekle